HALK OYUNLARI
 
Şanlıurfa kadim bir şehirdir. Yani, şehrin inşasının kesin olarak tespit edilemediği en eski şehir. Mevcut arkeolojik bulgulara göre 12.000 yıllık bir şehir olduğu bilimsel olarak tespit edilen, dünyanın en eski kenti olma unvanını hala elinde tutan şehir. Şanlıurfa’da yapılan her arkeolojik keşif, tarihe ışık tutmakta ve tarihin yeniden yazılmasına vesile olmaktadır. Şanlıurfa tarihten aldığı birikimi ile birçok uygarlığa beşiklik etmiş, dillerin, dinlerin, kültürlerin buluştuğu ve kaynaştığı, medeniyetlerin buluştuğu bir şehir olmuştur. Şanlıurfa yaşanan ve yaşatılan kültür mirası ile hala dinginliği korumaktadır.
Halk oyunları, kökü tarihin derinliklerinden gelen ve geleneksel figürler, ritüeller ve çalgılarla icra edilen en önemli kültür mirasımızdan biridir. Halk oyunları, insanoğlunun duygu ve düşüncelerini ritmik hareketlerle müzik eşliğinde anlatımıdır. Başka bir tanımlamayla, insanların var olduğu günden bugüne, geleneklerini, dinini, törelerini, duygularını, düşüncelerini, içinde bulunduğu günlük yaşantısını ve etkisinde kaldığı olayları, tasvir etmek için yaptığı birtakım ritmik hareketlere "Halk oyunu" adını veriyoruz. Bu da insanoğlunun müzikle birleştirerek ortaya koyduğu bir kültür ürünüdür. Halk arsında yaygın ve yanlış bir şekilde halk oyunlarının karşılığı olarak kullanılan “Folklor” teriminin asıl anlamı Halkbilimi veya Halk Kültürüne ait her şeyi kavrayan bir terimdir. Halk oyunları Folkloru kapsamaz, ama Folklor halkoyunların kapsar. Folklor İngilizce Halk: Folk ve Bilim:Lore kelimelerinin bir araya getirilmesinden oluşturulan bir terimdir. Türkçe karşılığı halkbilimi demektir. Halk oyunları, halk biliminin bir dalıdır.
Şanlıurfa HHalk oyunları; Düğün, nişan, asker uğurlama, kına gecesi, asbab (damat giydirme) gecesi gibi daha çok sevincin, tören ve kutlamaların yapıldığı gün ve gecelerde icra edilir.
Şanlıurfa il genelinde halk oyunları icrasına baktığımızda sadece il merkezinde karşılama türü sayılabilecek “Dörtlü Değnek ve Fasıl Oyunu”nun 4 veya 6 kişilik kare veya halkalar şeklinde el ele tutuşmadan karşılıklı oynandığını; Şanlıurfa merkez ve ilçelerinde davul zurna eşliğinde veya kaval (bazen arbane ritim tutar) eşliğinde el ele tutuşularak meydanlarda uzun halaylar oluşturularak coşku ile icra edilir. Halayın başında bulunan oyuncuya halay başı (oyunu sevk ve idare eder), halayın sonunda bulunan oyuncuya “pöçik” denir. Oyunların çoğunda halkın neşesini, yasını, sevgisini, yakarış ve yalvarışlarını, kıskançlığını görmek mümkündür. Şanlıurfa Halk oyunları, giyim kuşam ve takıları, müzik ve oyun figürleri zenginliği ile ülkemiz ve bölge halkoyunları içerisinde müstesna bir yere sahiptir. 
        Şanlıurfa il genelinde oynanan oyunları “Halay ve Karşılama” diye iki başlık altında ele alabiliriz. Halay türü yaygın olmakta birlikte Şanlıurfa Merkezde oynanan; Dörtlü Değnek Oyunu, Fasıl, Kılıç Kalkan ve Bıçak oyunu karşılıklı oynanan karşılama türündeki oyunlardır.
a) Halay Türünde Oynanan Oyunlar
Girani (Ağırlama) : Oyun ağırlamadır ve ritmi çok ağırdır. Oyuncular yan yana dizilerek oynarlar. Başta oynayan kişi oyundaki idareyi sağlar.
Düz (Düzzo): Bu oyuna genelde köy düğünlerinde çok rağbet edilir. Köyde, bu oyunu erkekle, evli yaşlı kadınlar birlikte oynar. Şehir düğünlerinde erkekler “erkek düğününde”, kadınlar ise “kadın düğününde” oynarlar. Bu oyunda bütün maharet ekip başındadır. Oyunun bir yerinde çıkıp kendine has figürler yapar.
Tek Ayak (Derik): Bu oyun çok güzel bir kız için yakılan türküden çıktığı söylenmektedir. Kızın adı “Züleyha”takma adı ise “Derik”tir.
 Hangi düğüne gitse o düğün şenlenirmiş. Derik'i seyreden erkekler kızın güzelliğine ve oyununa hayran olurlarmış. Derik’in, düğünlerde oynadığı oyunlardan tek ayak ortaya çıkmıştır.
İki Ayak (Dınnıg): Oyun ismini ayağın iki defa öne vurulmasından almıştır. Belli bir hikâyesi vardır. Fakir bir çocuğun yakın bir akrabası evlenecektir. Çocuğun düğünde giyebileceği bir şeyi yoktur. Annesi oğlunun üzülmemesi için bir çift çorap örmeye karar verir, o kadar yoksuldur ki ikinci teki örmeye yün temin edemez. Çocuk düğüne tek çorabı giyerek gider. Çorapsız ayağın görünmemesi için çorap giydiği ayağını ön plana çıkarır. Böyle oynaması çevrenin hoşuna gider o günden beri bu oyunun iki ayak adıyla oynandığı söylenir.
Üç Ayak: Oyun ismini ayak figürlerinden alır. Yalnızca kızlar veya erkeklerin yanı sıra kızlı- erkekli karışık da oynanır.
Kımıl: Kımıl, buğdayların başak verdiği sırada tanelerine dadanıp, öz suyunu emerek öldüren bir böcektir. Oyun da köylünün bu böcekle mücadelesini ifade eder.
Terge (Tırge): Bu oyuna yörede “Tırge Baraziyan” da denir. Genellikle Suruç ovasında halen oynanmaktadır.
 Urfalıyam Ezelden(Ömer): İsminden de anlaşılacağı gibi Ömer isimli bir oyuncudan alınmıştır. Bu zamana kadar bu oyunun gelme sebebi Ömer'in yakışıklı, yiğit, yetenekli güzel oyun oynayıp, güzel hoyrat söylemesidir.
Soseh: Bu oyunun bulgur döğmeyle ilgili olduğu söylenmektedir. Ayakların yere vuruluşu ile çıkan seslerin tokmak ile dövme dövülürken çıkan sese ve ritme yakınlığı hemen hissedilir. Oyun sadece erkek veya sadece kız veya karışık oynanabilir.
Gazale: Köylü kızı elinde kovası ile süt sağmaya giderken komşu köyden davul sesi gelir. Kız davul sesine ayak uydurmak için ceylan gibi sağa sola sekerek oynamaya başlar. Böylece Gazale oyunu doğmuş olur. Gazale ceylan demektir. Kızın ceylan gibi sekmesinden dolayı bu adı almıştır.
Teşi: Teşi, yün ve pamuk eğirmeye yarayan iğ'dir. Kadının ev işlerini sembolize eder. Halay bir sağa bir sola kaydığında Serajeri adını alır. Oyunda ip eğirme, süt sağma, hamur yoğurma gibi ev işleri dile getirilir.
Dinge: Adını davul sesinden almıştır. Avdan dönen baba oğluna annesini sormuş çocuk da babasına annem dın dın’a gitti demiş çocuğun böyle söylemesi çevrede ilgi çekmiş. O an annesinin oynadığı oyuna Dınge demişler.
Lorke (Abrevey): Birçok adı vardır. Her figürün değişmesiyle farklı bir ad alır. Çok yaygın bir oyundur. Vücut dik olarak ayaklar üzerinde sıçranırsa “dik”, aynı tempoyla sağ ve sol ayak üzerinde sıçranırsa “Abrevey” adını alır.
Gemi: Özellikle Fırat kenarındaki köylerde oynanır. Sal ile nehri geçiş, yük nakli ve bu işler yapılırken meydana gelmiş kazaları anlatır.
Cezayir: Bir erkek oyunudur. Zurnanın çaldığı Cezayir havası oyuna bir çeşni verir. Sert ayak vuruşları ile oynanır. Trampa, Mozaka adlarını da alır.
Çeçen Kızı: Çok hareketli bir oyundur. Az farkla “Selman” da denir.
 
b) Karşılama Türünden Oynanan Oyunlar
Dörtlü Değnek Oyunu: Oyun adından da anlaşıldığı gibi oynanan mekâna göre en az 4 kişi ile oynanır.  Oyunu yalnız erkekler icra ederler. Oyunun tamamında yiğitlik ve mertlik teması öne çıkar. Fasıl oyunu olduğundan her fasılda farklı figürler ve buna bağlı ezgilerin zenginliği görsel ve işitsel olarak sergilenir. Oyunun son fasılanda cenk teması vardır. Şanlıurfa’nın kurtuluşu sırasında Fransızları Urfa’dan atan kuvvetler (Kuvay-i Milliye direnişçileri) bunu kutlarlarken davul zurna eşliğinde sergilemiş oldukları figürlerin meydana getirdiği ve aslı kılıç- kalkan olan daha sonra yaralanmalara sebebiyet verdiği için değnekle oynanan bir fasıl oyunudur.
Kılıç Kalkan Oyunu: Değnek yerine kılıçların kullanıldığı oyundur.
Fasıl Oyunu: Mahrama Oyunu da denir. Değnek yerine iki elin yukarıya kaldırılarak mahrama, yani mendille oynanan oyundur. Genelde bayanlar tarafından karşılıklı oynanan oyunlardır. Yaşlı erkekler de bu oyunu oynar.
Bıçak Oyunu: Kasap oyunu da denir. Kasap bıçakları, müzik ritminde çift bıçakla gösteriş ve riskli figürler yaparak karşılıklı oynanan oyundur.
Müzik
Şanlıurfa Halk Oyunlarında müzik aleti olarak en çok davul ve zurna kullanılır. Kaval ve arbana ile halay oyunlarının oynandığı görülmektedir. Müzik genelde ağırdan başlayarak hızlı bir tempo ile biter. Oldukça zengin bir müzik çeşidi icra edilir. İcra edilen müzik eşliğinde oynayan kişiler adeta kendinden geçer, izleyiciler ise doyumsuz bir gösteri izlemiş olurlar.
 
 
 
 

 

Şanlıurfa Valiliği
Paşabağı Mah. Cumhuriyet Caddesi No:77 Haliliye - Şanlıurfa
Telefon: (0414) 313 18 43